Söz Veriyorum

31/3/2007

 

*Diyalog*

-Abla oyuna gelecekmisin

-Evet, kızlarla

-Tamam

-Konusu ne?

Uzun zamandır merakla beklediğim, kardeşimin oyunu ve konusu..

 

Aleksey Arbuzov’ ‘Söz Veriyorum’  

 

Savaşın psikolojisini ve bireye yansımasını anlatan yalın ve etkili bir oyun olduğunu gördüm, Oyunu izlemeye giderken kafamda hiçbir fikir yoktu. Savaşın oyunun geçtiği 1942 yılından günümüze kadar süren  bir gerçek olduğu tartışılamaz.

Oyunun başında Fundanın değerli hocası Varlam NİKOLADZE'nin hazırladığı  klasik müzikteki hüzün, acı bağırışlar ve bomba sesleri, seyircileri ister istemez tiyatronun o klasik büyülü havasına kaptırıyordu.

Savaş ortamında üç genç ve onların on yedi yıllık öyküleri ve aşkları. Aralarında yaşanan tipik bir aşk üçgeni, Marat ve Leonidik Likaya, Lika ise Marat’a aşıktır. Marat  Leonidik’ e bırakarak gider aşkını. Yıllar sonra döndüğünde evlenmiş olarak bulduğu Leonidik ve Lika’nın hayatı, sıradan bir hal almıştır artık. Lika Marat’ı unutamamıştır. Gençlik yıllarında  başlayan aşk bu defa Leonidik’in aralarından çekilmesiyle son bulur. Tabii bu on yedi yıllık yaşam içinde savaş hep vardır. İki genç savaşa gider ve gelir, kadın ise savaş yaralarını saran bir doktordur. Oyunda sıklıkla tekrarlanan zaman geçişleri, oyuncuların kostüm ve aksesuarlarını kendilerinin değiştirmeleriyle sağlanmış. Her  sahnesi vurucu sözlerle yüklenen oyunda, bu zaman geçişleri, seyircinin nefes alıp biraz düşünmesi için önemli. Savaşta bombalar altında bir ev ve yakacak bir şey bulamayıp, evdeki eşyaları da yakmalarına karşın, evin düzenli ve temiz oluşu göze batsa da, klasik  reji anlayışı içinde çağdaş bir dekor tasarımıyla  yanılsamalar sağlanmak istenmiş. Kör bir pencere, içi boş duvarlar dışında,  aksesuar ve oyunculuklarla  sağlanan klasik tiyatro anlayışı, yönetmenin sade ve yalın anlatımıyla kırılıyor. Marat, Lika ve Leonidik’i bırakıp gittikten sonra bir telgraf gönderiyor. Biz seyirci olarak Marat’ın tekrar dönüp dönmeyeceğini düşünmeden çıkıp geliyor ve birinci perde bitiyor. Marat’ın gelişi daha sürpriz bir şekilde verilebilir ve izleyicide ikinci perde için merak uyandırılabilirdi bence. Marat’ın gitme nedeninin de yeterince verilmediği kanısındayım. Marat ve Lika için Leonidik, bir yerde çocukları gibidir. Ona şefkatle yaklaşırlar. Bu yüzden Leonidik için de Lika bir eşten çok, kardeş ve anne gibidir. Aynı şekilde Marat’a olan bağlılığını, özleminde görüyoruz. Oysa oyunda Marat’ın gitme nedeni kıskançlık sonrası bir kaçış olarak gösterilmiş.

Oyunculardan Lika (Özlem) doğal tavırlarıyla kendini kasmadan oynuyor. Kendi Lika’sını bulmuş ve çocukluktan olgunluğa geçiş dönemlerini başarıyla çıkarmış. Marat (Uğur) bu  klasik reji içinde en rol kesen oyuncu. Sırtı sahneye dönük, fotoğraf karelerini andıran duruşları konuşurken uzaklara dalıp kısılan gözleriyle  oyunun başrolünde olduğunun altını çiziyor. Leonidik (Esen) için, klasik sarhoş tiplemesinin dışında, savaş psikolojisini en iyi yansıtan oyuncu olduğunu söyleyebiliriz. Aslında oyun boyunca savaş çok da ön planda sayılmaz. Aileleri olmayan bu insanları bir araya getirme nedeninden başka, savaş psikolojisinin da önemi yok. Aşk nerede yaşanırsa yaşansın, hep aynı. Acı ve mutluluk yaşatıyor insana. İster bombalar altında, ister çok keyifli zamanlarda, aşk mutlaka filizlenip büyüyebiliyor ve büyümeyi hiçbir şey engelleyemiyor.

Ve oyunun finali… Birbirlerine gelecek güzel günler için söz veren  Lika ve Marat savaş gürültüleriyle irkiliyorlar… Tabi yalnızca onlar değil ben de irkiliyorum ve büyük bir şaşkınlıkla bu oyun için hayal ettiğim sonu sahnede görüyorum. Hayallerim gerçekleştiği için değil elbette ama yönetmenin oyunun sonundaki o harika şarkısı- yorumu için Tüm enerji, istek ve bağlılıklarıyla oyuncular, başarılı ışık oyunlarıyla ışıkçıya,titiz çalışmasıyla oyunu ince ince işleyen kostüm ve dekorla bu çalışmayı tamamlayan tüm oyuncular, Bana uzun zamandır özlediğim duygusal anları yaşatıyorlar ve Arbuzov gibi çok değerli bir yazarı bizlere tanıtıyorlar.

Bu oyunla Perşembe akşamımıza heyecan,keyif,hüzün,özlem kattıkları için başta Canım Kardeşim,Değerli hocası Varlam NİKOLADZE ve tüm arkadaşlarına çok teşekkür ediyorum..

Belkide beni en duygulandıran an " çocukluğumda Annem her giyindiğinde içimde büyük heves yaratan ve her giyindiğinde bana kraliçe gibi görünen o elbisesini yıllar sonra "Sahne de"  görmekti.. 

-- Anne hani o elbisen varya  "Siyah, üstü taşlı"       

         

                            

Link:

http://www.maltepe.edu.tr/akademik/fakulteler/guzelsanatlar/oyunculuk.asp

www.tiyatroduru.com.

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

11 yorum yazılmıştır

2007-05-18 07:57:31 - Günaydın

Yazan: MonaRosam
İsminizi belirtseydiniz memnun olurdum..
Oyun şuan herhangi bir yerde oynamıyor.. son olarak caddebostan kültür merkezinde oynandı ve bitti..
Öyuncuların hepsi öğrenci olduğu için deneme maksatlı bir çalışma idi sanırım..
Sevgiler

Bağlantı - -

2007-05-18 01:30:52 - çok acil

Yazan: isimsiz
ben bu oyunun yayınevini öğrenebilirmiyim
Bağlantı - -

2007-04-03 16:56:40 - Başarılar

Yazan: Deniz
Ferdacım kardeşine başarılar diliyorum, anlatımın çok güzel..Neden davet edilmediğimi düşündüm durdum :(
İlk oyunda bende olmak isterim
Deniz
Bağlantı - -

2007-04-02 22:40:13 - Canım

Yazan: Sevgi
Canım ne tatlı şeyler yazmışsın sen öyle..En kısa zamanda görüşelim tatlım
Bağlantı - -

2007-04-01 21:58:16 - İyi geceler

Yazan: MonaRosam
Hepinize güzel dilekler ve yorumlarınız için teşekkür ediyorum .. :)
Heran bambaşka bişiyler düşünüyorum ve evet evet bunuda eklemeliyim diyorum :)
Yarın size bugün evine davetli olduğumuz henüz birkaç aylık evli olan sevgili kuzenim Özlem'in evi ve bize hazırladığı o güsel sofradan bahsedeceğim

Sevgiler
Ferda
Bağlantı - -

2007-04-01 15:35:55 - Slmmm..

Yazan: Nehir
Ablacım henüz cok yeni ama sen herseyin üzerinden kalkarsın bence biraz daha calısmalısın cicim. Bu arada ablamın oyununu cok beğendim basarılarının devamını diliyorum ama bence taksimdeki tek kisilik performansı daha iyiydi umarım o oyunu daha cok geliştirdiğinde beraber izleriz neyse kuzum hayırlı olsun bloğun Mucx!! (A) :D
Bağlantı - -

2007-03-31 23:33:39 - sobe

Yazan: guldefne
yarın sayfama bakarmısın..sobeledim de(blog adeti:)
Bağlantı - -

2007-03-31 13:50:36 - acil

Yazan: funda
bu arada bacağıma kaynar çay döküldü. acile gideceğiz şimdi gülay gelecek... :(
Bağlantı - -

2007-03-31 13:49:00 - teşekkürler.

Yazan: funda
meşhur oldum.:) oyunu izlediğin, beğendiğin, bloguna koyduğun için teşekkürler kuzum...
Bağlantı - -

2007-03-31 11:11:09 - Teşekkür

Yazan: MonaRosam
Canım çok teşekkür ederim :)
Siteme ilk yorum yapaan :) beni hep önemseyen arkadaşım yanımda olduğunu bilmek çok güsell :)

Bağlantı - -

2007-03-31 11:08:42 - Güünaydın

Yazan: Şenay
Tatlım
Sende ne cevherler varmış :) sen her blog dediğinde ooof başladı gene blog canavarı diye seni kızdırıyordum ama yok yok sen başaracaksın bu işi,başarmışsın hatta :)

Sevgiler
Canım arkadaşım
Bağlantı - -
- Sonraki »

MonaRosa

Sırt çantasını her daim hazır tutmalı insan... Yollarla barışmalı... Yalnızlığa alışmalı...

Son Yazılarım

Arkadaşlarım

Kategorilerim

Bağlantılarım

Designed by In Obscuro